İşe veya okula gitmeden önce her sabah ya da işten veya okuldan gelince her gece… Muhtemelen yorucu bir sporun ardından, belki güzel bir randevunuzdan önce…

Çoğu insan için yıkanmak rutin bir aktivitedir. Bazılarıysa bunu abartır ve yıkanmayı kutsal görür. Bu gözler gazete okurken yıkanan çok insan gördü lütfen bana bir şeyi de abartma demeyin. 🙂

Veee işte olasılıklarla bilimin kaynaştığı yazı serimiz Ola-Bilim’in 4. bölümüne hoş geldiniz. “Ya koca bir ay hiç yıkanmasaydınız, ne olurdu?” bugünkü konumuz.

BANYOYA GİRİŞ 101

Ortalama bir insan hayatının bir seneden fazlasını banyoda geçirir ve birçok dermatoloğa göre bu kadar çok fazladır. Ama yıkanmadan başka nasıl görünümünü ve güzel kokunu koruyabilirsin ki?

Duştayken bedenimizi ovmanın kiri, teri ve zararlı bakterileri ortadan kaldırdığı bir sır değilken, bu işlem aynı zamanda cildinizi nemlendiren doğal yağları ve yağ benzeri maddeleri de söküp atar. Yani kısacası şöyle bir denklem vardır: Ne kadar çok yıkanırsanız, bedeniniz bu sağlıklı nemlendirici bakteri katmanını o kadar çok yenilemek zorundadır.

HAVADA METROBÜS KOKUSU VAR!

Bu soruya herkes en az bir kere kafa patlatmıştır: Acaba yıkanmayı durdurursanız, vücudunuz kendisini kendi kendine yenileyebilir mi?

Umm, şöyle bir düşünelim… Tembelleri sevindirecek bir cevapla karşınızdayım. Evet, bu sizin için daha sağlıklı olurdu ama ya diğer herkes için? Özellikle de ağustos ortasında klimaları kapalı bir metrobüse biniyorsanız…

Bir kez yıkanmaktan vazgeçerseniz, üç gün gibi kısa bir sürede farklılıklar görmeye başlayacaksınız. Önce cildiniz gözle görülür derecede kurumaya başlayacak, saçınız yağlanacak. Bunlar sadece sürecin minik adımları. İşte sürecin diğer bir belirtisi de saçınızı geriye doğru taradığınızda, taradığınız gibi duracak ve bozulmayacak olması. Artık saçınızı şekillendirmek için hiçbir ürüne ihtiyacınız yok. Cebinizin rahatladığını hissedebiliyor musunuz 🙂

BU BİR SOYGUNDUR! GÜNLERDİR YIKANMAYAN ADAM HARİÇ HERKES ELLERİNİ HAVAYA KALDIRSIN!

Yıkanmadan geçen 5 günün ardından, herhangi bir odaya girmeden önce oradaki insanları önlem almaları için uyarsan iyi olur. Eğer bu süreci deodorantsız tamamlamayı planlıyorsan, bütün birikimini kıyafete yatırmalısın. Çünkü ter izleri, hem kötü bir kokuya neden olur hem de görünüş açısından sizi hüsrana uğratır. Bu yüzden tişörtlerin “Bir kez giy ve kirli sepetine at!” konseptine dönüşecek.

10 günün ardından artık tarağını da kirli sepetine atabilirsin. 🙂 Saçın gerçekten inanılmaz derecede yağlı ve tıpkı keçe gibi olacak. O saçı taramak her yiğidin harcı değil, belki de Dört Kol’u çağırmalısın.

Kafa deriniz o kadar çok kaşınacak ki herhangi bir kaşıma, sizi son derece feraha erdirecektir. Ama aynı zamanda kafanızla herhangi bir temas, hiç şüphesiz ki kepeklerle başınızın ne kadar çok dertte olduğunu gösterecektir.

BEYLER İYİ AKŞAMLAR, İNSAN MIYIZ?

Öncelikle tebrikler! Banyonun kapısına elinizi sürmeden tamı tamına 20 gün geçirdiniz. Bu süre içinde kaç halı saha maçı, kaç vücut antrenmanı, kaç sabah koşusu yaptınız buna siz karar verin ama şu bir gerçek: Artık insan olduğunuza inanılması çok zor. Arkadaşlarınız ve aileniz artık varlığınızı kabul etmiyor. Hatta siz bile kendi kokunuza çok nadiren dayanabiliyorsunuz, imkânınız olsa bedeninizden ayrılıp ruh görünüşünde(suretinde) etrafta dolaşmayı isterdiniz. Gün boyu kaşıntılı ve kuru vücudunuzu deliler gibi kaşıyıp bu işlemi geceye de sarkıtıyorsunuz. Bunu öylesine çok tekrarlıyorsunuz ki artık vücudunuzda kapanmayan yaralar oluşuyor. Ayrıca şunu da unutmayın artık 13 yaşına geri döndünüz çünkü sivilceler ile başınız dertte.

Artık yıkanmaya karar verdiniz ama biraz daha bekleyin. Ayın sonunda, vücudunuza sadece su tuttuğunuzda; vücudunuzdaki sağlıklı bakteri katmanı tamamen yenilenecek. Ayrıca sivilceler de kendiliğinden geçip gidecek. Vücudunuz, rutin bir şekilde yıkandığınız zamanlardakinden daha da muhteşem bir görünüme kavuşacak. Ama bu muhteşem görüntüye ulaşmak için bir ay hiç yıkanmadan durmak akıl karı mı? Muhtemelen hayır, çünkü hala ter kokuyor olacaksınız. Ter aslında herhangi bir koku yaymaz. O aslında cilt bakterilerinizin beslenebileceği yağ asitleri ve proteinler üretir ve o kötü kokuyu yayan aslında bu işlemdir.

Evet, vücudumuzu sabunla temas haline sokmak ve yıkanmak güzel şeyler ama bunu ne sıklıkla yapman gerektiği tartışılabilir. İşin felsefi boyutuna gelirsek, neden hayatımızın bir senesinden fazlasını yıkanmak için ayırıyoruz? Daha az sıklıkla banyo yapıp bu süreyi yarıya indirebilirsin. Böylece boş vakitlerinde benim yazı dizim Ola-Bilim’e ve diğer Donanım Arşivi haberlerine daha fazla zaman ayırabilirsin. Bunu bir düşün derim!

 
 
 

KAYNAKÇA
https://www.totalbeauty.com/content/slideshows/no-showering-deodorant-for-month-160512
http://blogs.discovermagazine.com/crux/2016/03/24/foot-odor-bacteria/#.XV_aZegzaMq
https://www.lifehack.org/355349/science-suggests-you-should-abandon-the-habit-showering-every-day
https://www.degreedeodorant.com/us/en/sweat-facts/does-sweat-smell-.html
https://www.businessinsider.com/showering-how-often-2017-11

Çocukluğundan beri yazarlığa ilgisi olan Tunay Kır, şu anda aktif eğitim hayatına Boğaziçi Üniversitesinde devam ediyor. Politika, tarih ve oyun aşığı. Çocukların daha iyi bir dünyada yaşaması için elinden geleni yapmaya çalışıyor.

YORUM YAP BROM!

Please enter your comment!
Lütfen adınızı girin