Ya İnsanoğlu “AY”a Yerleşseydi?

#Ola-Bilim 8. Bölüm

Zincirlikuyu metrobüs durağından biraz uzaklaşıp ayda yaşadığınızı hayal edin!

Mükemmel bir dünya manzarasına sahipsiniz.

Ayrıca bilindiği gibi aydaki yerçekimi kuvveti, dünyadakinin yaklaşık yüzde 17’si kadar. Bu da size muhteşem bir zıplama keyfi sunuyor. Ama tabii ki bazı durumlarda daha esnek bir zıplama, geri imiş süresini de düşünürsek size sıkıntı çıkarabilir.

Bunlara ek olarak hayatınızı astronot kâşifi olarak idame ettirebilirsiniz.

Ya da bütün bunlar parlak bir Hollywood filmi için küçük senaryolardan ibarettir.

Peki ya insanoğlu aya yerleşmeye başlasaydı, tam anlamıyla ne olurdu?

Hangi ülke bunu ilk gerçekleştirme şerefine ulaşırdı?

Ay tozu neden insanoğlunun en büyük problemi olurdu?

#Ola-Bilim’in 8. Bölümüne hoş geldiniz. Bu videoda bütün bunların cevaplarını öğrenebileceksiniz. Hadi başlayalım!

1969 AMERİKA’SI

Tıpkı 1969’da Amerika’nın yaptığı gibi -ya da bazılarına göre yapmadığı gibi 🧐- insanlar gelecek on yıl içinde aya tekrardan iniş yapmaya başlayacaklar. Ama bu kez, bu ziyaretin daha kalıcı olması bekleniyor yani yerleşmek kadar kalıcı. Lakin hangi ülkenin bu konuda ilk olacağı hakkında bir varsayımda bulunulması zor. Çin, ABD, Rusya veya Hindistan… Belki de Türkiye… Kim bilir 2023’te milli uzay mekiğimiz belki de göklerde olur, ha?

Yukarıda saydığımız dört ülkenin de uzayla ilgili çok ciddi çalışmaları var ve sektörde öncü olmak için çabalıyorlar. Ama bunların yanında özel şirketler de yok değil. Örneğin Elon Musk önderliğindeki SpaceX veya Blue Origin şirketleri gibi…

Ama bekleyin… Bu özel şirketler neden bunu yapıyor? Aya insan yerleştirmelerindeki amaç tam olarak nedir? Yeniliklere imza atmak ve galaksiyi keşfetmek dışında, bütün şirketlerin bunu birinci olarak gerçekleştirmek istediği bir diğer büyük sebep daha var. Bu sebep tek tahminde şak diye bilinebilir. Tabii ki para…

MADENLER

Ay ağzına kadar birçok yeraltı kaynaklarıyla doludur. Bilinen en değerli madenleri altın, gümüş ve titanyum gibi çok ciddi ve değerli kaynaklardır. Aya ilk yerleşen bu değerli madenlerin rezervlerini keşfetme imkânı sağlayacak ve yerleşen insanları işgücü olarak kullanarak madenleri işletmeye başlayacaktır. Tabii ki daha sonra onları dünyaya geri götürüp geri kalmış ülkelere satmak olacaktır. Bilindiği gibi geri kalmış ülkeler mala mülke çok önem verirler. Bunu da kapitalist sisteme uyum sağlamış yöneticiler çok iyi biliyor.

Ayın sahip olduğu bir diğer kaynak helyum-3’tür. Helyum-3 inanılmaz bir şekilde dünyada çok az bulunur fakat ayda durum tam tersidir. Şu an bile Çin, aydan helyum-3 gazı getirmek için çabalıyor. Ayda yerleşik hayata ilk geçen devlet/şirket bu rezervlerin çoğuna sahip olabilecektir.

PEKİ NEDİR BU HELYUM-3!

Helyum 3, Helyum soygazının radyoaktif olmayan daha hafif bir izotopudur. Helyum 3 çekirdeğinde (helion) iki proton ve bir nötron bulunur. Helyum 4 çekirdeği alfa parçacığı olarak adlandırılır. Alfa parçacığında iki nötron bulunurken, helionda bir nötron bulunur. Helionun ağırlığı 5.006 412 14 (86) × 10-27 kg’dır. Bu parçacığı bulan bilim adamı Avustralyalı çekirdeksel doğabilimci Mark Oliphant’tır. Dünya’da çok az bulunan bu izotop; nükleer araştırmaların sonucunda bulunmuştur. Özellikle füzyon (çekirdeksel kaynaşma) araştırmalarında kullanılır. Ay yüzeyinde bolca bulunduğu tahmin edilmektedir (Ay yüzeyindeki toprakta bolca bulunmasının sebebi; milyarlarca yıldır ay yüzeyini döven güneş rüzgarları, güneş sistemini oluşturan nebuladan artakalanlar ve meteor çarpmalarıdır). Helyum 4’ün bulunma oranı ile karşılaştırıldığında çok az miktarda Helyum 3 güneş sisteminde bulunur.

AYDA ATMOSFER NİYE YOK?

Yukarıda da bahsedildiği gibi, Helyum-3; güneşin radyasyonundan meydana gelir. Bu yüzden de ay herhangi bir atmosfere sahip değildir. Milyonlarca yıldır ay bu kimyasalı kendi bünyesinde absorbe ediyor. Aslında bu güzel bir şey çünkü ayın kendi bünyesinde biriken bu enerjiyi insanoğlu, yine kendisinin yararına kullanabilir. Helyum-3’ün sadece 300 kilogramı bile İstanbul’un bütün bir sene boyunca ihtiyacı olan bütün elektriği sağlayabilir. Lakin sadece 28 gramı yaklaşık 50 bin dolara denk geliyor ki bu rakam Türk lirasına çevrildiğinde… Sahi kaç yapıyor?

İşte bu nedenlerden dolayı şirketler ve ülkeler aya yerleşen ilk şirket/devlet unvanı için birbiriyle yarışıyorlar. Lakin şöyle bir şey de var. Bu devletler/şirketler bu hayallerini gerçekleştirseler bile tamamen gerçekleşmeyecek.

1967’de Birleşmiş Milletler kararıyla hiç kimsenin Ay’a sahip olamayacağı belirlenmiştir. Bu karar çeşitli milletler arasında büyük tansiyonlara neden olma potansiyeli de taşıyor, hatta savaşa kadar da gidebilir.

Ama bütün bu dramı bir kenara koyarsak…

Artık Ay’dasınız! Peki tam olarak yaşam Ay’da nasıl gidiyor?

Uzmanlar, insanoğlunun güney kutbunda yaşamasını öneriyor. Çünkü güneş ışığı en tutarlı şekilde Ay’ın güney kutbuna vuruyor. Aynı zamanda güney kutbunun bazı yerlerinde de dev buzul kütleleri vardır.

Ay’ın diğer bazı kısımlarında ise güneş ışığından yaklaşık bir ay kadar uzak kalmanız bile olasıdır.

Bu arada binaların ve fabrikaların yapımını tek başına insanoğlu üstlenmeyecek. Her işi olmasa da birçok işte akıllı robotlar devreye girecek. Bu durum maden işletmelerinde de aynı olacak. Ama bu yapıların göz boyayan bir yapıya sahip olmasını beklemeyin. Unutmayın, Ay’da sadece iş için yerleşme olacak ve Dünya’ya sık sık gidip geleceksiniz.

Ayrıca bilindiği gibi Ay’da herhangi bir atmosfer ve katman olmadığı için güneş ışınları rahatça girebiliyordu. Bu yüzden aksi zorunlu olmadıkça bütün yapılar Ay’ın yüzeyine değil de yer altına yapılmaya çalışılacak. Güneşten gelen radyasyon, insan hayatı için ölümcül derecede tehlikelidir.

ENİŞTE MANGALA GEL!

Şöyle Ay’ın müsait kesimlerinde Doblo’yu park edip atletle mangal yakan enişteler görmek isterdik fakat Ay’da yiyebilecekleriniz de çok sınır. Standart kuru astronot yemekleri yiyeceksiniz. İyi haberse şu: Özel makinelerle biraz havuç ve domates yetiştirebilirsiniz. Çünkü “A 2014 Dutch” isimli araştırmaya göre Ay’da toprak kullanmak mümkün.

Peki ya ne içeceksiniz?

Ne yazık ki Ay’da temiz su yok ve Dünya’dan tonlarca su taşımak da kapitalist sistemde şirketler/devletler için ekstra maliyetli olabilir. Bu nedenle çoğu zaman geri dönüştürülmüş idrarınızı içeceksiniz.

KRATERLERE BASMAK VE ÇÖP ATMAK YASAKTIR!

Bir diğer en önemli sorun ise insanoğlunun kanalizasyon ve maden de dahil olmak üzere bütün atıklarına ne olacağıdır.

Özellikle manyetik atıklar her yere yayılacaktır. Elbiselerinize ve hatta yüzünüze bile bu manyetik atıklar yapışacaktır. Önceki astronotların bu duruma çok ciddi alerjisi vardı.

Bütün bunların yanı sıra, gece gündüz dur demek bilmeden çalışan akıllı makinelerin de fazla ısıdan dolayı sık sık bozulacağını söylemek pek de yanlış olmaz sanırım. Biz Ay’a yerleşmeden önce çözmemiz gereken en büyük problemlerden birisi işte budur.

Ay’da çoğu zamanınızı sadece madende ve yerin altındaki küçük evlerinizde kuru yemekler yiyip geri kazanılmış idrar içerek hayata kalmaya çalışarak geçireceksiniz.

Bütün bu olumsuzluklardan sonra iş için olsa bile hala Ay’a yerleşmeyi düşünür müydünüz?

 

 

KAYNAKÇA
https://www.space.com/27203-living-on-the-moon-explained-infographic.html
https://www.explainingthefuture.com/video_helium3.html
https://www.nbcnews.com/mach/science/moon-bases-being-planned-now-may-show-us-how-live-ncna855826
https://www.space.com/israeli-beresheet-moon-landing-attempt-fails.html
https://www.space.com/after-apollo-why-not-go-back-to-the-moon.html
https://spacenews.com/bridenstine-estimates-artemis-cost-at-20-30-billion/
https://www.bbc.com/future/article/20190201-how-easy-will-it-be-to-build-a-moon-base
https://insh.world/science/what-if-we-settled-on-the-moon/
https://www.popsci.com/gdpr.html?redirect=https%3a%2f%2fwww.popsci.com%2farticle%2ftechnology%2fcrops-grow-fake-moon-and-mars-soil%2f
https://en.wikipedia.org/wiki/Helium-3

Çocukluğundan beri yazarlığa ilgisi olan Tunay Kır, şu anda aktif eğitim hayatına Boğaziçi Üniversitesinde devam ediyor. Politika, tarih ve oyun aşığı. Çocukların daha iyi bir dünyada yaşaması için elinden geleni yapmaya çalışıyor.